|
||
Osmanlı Türkleri 14. yüzyıldan itibaren Anadolu ve Balkan Yarımadası'na akınlar yapmaya başladılar. 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu Balkan Yarımadası'nın büyük bölümü ile birlikte bugünkü Arnavutluk topraklarını da ele geçirdi.
Katolik olan Arnavutluk'un kuzeyini Kastrioti Skanderbeg'in ölümünden sonra Osmanlılar'ın ele geçirmesi on yıl dahi sürmedi. 1479'da Venedik Devleti Osmanlılar'la barış anlaşması yaparak İşkodra ve Lezha'yı Osmanlılara bıraktı. Piskoposluk merkezi olan Durres de 1501'de Türklerin eline geçti. Bundan sonra Katolik Arnavutlar'ın çoğunluğu fiilen İslam hakimiyeti altında yaşadılar. Osmanlilarin hakimiyeti önceleri sadece sahil bölgelerindeydi. Mirdita, Dukagjin ve Malesia e Madhe boylarının bölgelerine İslam hakimiyeti giremedi. Bu bölgelerde 1490 - 1550 arasında Osmanli hakimiyetine karşı pek çok isyan oldu. İskender Bey'in ölümünden sonra direnişi Lek Dukagjin, Muzaka ve Thopia aileleri sürdürdü. Çok uzun süren ve tam olarak hiç bitmeyen Arnavut direnişinin Osmanlılarca kırılmasından sonra 15. ve 16. yüzyıllarda yarım milyon civarında islamlaşmak istemeyen Arnavut İtalya'ya kaçmak zorunda kaldı (Arberesh'ler). Arnavutluk'un Osmanlılarca fethinden sonra İslam dini, Arnavutlar'a üçüncü bir din olarak katıldı. 17. yüzyıldan sonra diğer Balkan milletleri gibi Arnavutlar da müslümanlaştılar. Ancak Arnavutlar müslümanlaşınca, Rumlar, Ermeniler, Boşnaklar vb. gibi Türkleşmeyip, Arnavut kültürünü ve soylarını inatla korudular ve İstanbul Saray Yönetiminde Sadrazamlık, Paşalık, Valide Sultanlık gibi pek çok mevkiyi 17.yy.'dan sonra diğer sayısız etnik gruba rağmen ellerine geçirdiler. Bu sayede hem pozisyonlarını güçlendirdiler, hem de kendileri için asimilasyonu büyük beceri ile en alt düzeyde tuttular. Osmanlılar'ın Arnavutluk Katolik Kilisesine karşı politika sürdürmelerine karşın, Arnavut Ortodoks Kilisesi herhangi bir baskı görmedi, ayrıca 17. yy.'dan sonra bir kalkınma ve gelişim yaşadı. Osmanlı'nın son döneminde ülkenin kuzeyi İşkodra, merkezi Manastır ve güneyi Yanya viliayetinin sınırları içierisindeydi. 1. Balkan Savaşı'nda ülke Karadağ, Sırbistan ve Yunanistan'ın işgaline uğradı ve yağmalandı. İtalya ve Avusturya Macaristan'ın araya girmesiyle Arnavutluk Krallığı kuruldu. 1. Dünya Savaşında Karadağ, Avusturya Macaristan, Yunanistan ve İtalya'nın savaş alanı oldu. II. Dünya Savaşı Arnavutluk II. Dünya Savaşı'nda Mihver Devletler tarafından işgal edilen ilk ülkeydi. Dünya Çekoslovakya ve Polonya'daki Alman askeri faaliyetlerine odaklanmışken; Benito Mussolini, Arnavutluk'a hücum ederek işgal etti. Adolf Hitler hücumlarına başladığı sırada, İtalyan diktatör İtalya'nın Adriyatik'te karşısına tekabül eden Arnavutluk'a göz koymuştu. Özellikle Durrës'teki bazı direnişlere rağmen, İtalya 7 Nisan 1939'da Arnavutluk'a hücum etti ve Arnavutluk parlamentosundan ülkenin İtalya ile ittifak kurmak konusunda oyladığı tarih olan 12 Nisan'da ülkenin kontrolünü ele geçirdi. III. Victor Emmanuel, Arnavutluk hükümdarlığını aldı ve İtalyanlar Shefget Verlaci'nin idaresi altında faşist bir hükümet kurdular ve kısa zamanda Arnavut askeri ve diplomatik kanunlarını sindirdiler. 1940 yılının Ekim ayında Mussolini, Arnavut üssünü Yunanistan'a hücum başlatmakta kullandı. Ancak Yunan kuvvetleri İtalyan ordusunu püskürttü ve çok geçmeden ülkenin güneyini ele geçirdi. Bu durum Almanların Yunanistan'ı işgal bahanesi oldu. II. Dünya Savaşı sırasında komünist partizanları da içeren Arnavut milliyetçi gruplar, İtalyanlar'a ve akabinde Almanlar'a karşı mücadele ettiler. 1944 yılının Ekim ayında Sovyet askerinin yardımı olmaksızın bunu yapabilecekleri tek Doğu Avrupalı millet olan Almanlar'ı attılar. Kısmen Fransız eğitimi almış olan Enver Hoca Labor Partisi (Arnavut Komünist Parti)’nin genel sekreterliği pozisyonunda sergilediği iyi ahlakı sayesinde ülkenin lideri oldu. Komünist Parti diğer Bolşevik Komünist Partiler'in de yardımıyla 8 Kasım 1941'de kurulmuştu. |
||